16 Şubat 2012 Perşembe

Malezyalı astronot Sheikh Ankara'daydı.

Malezya'nın araştırma projesi kapsamında uzaya gönderdiği Doktor Muzaffer Şakir, Habertürk'ün canlı yayın konuğu oldu. Hindistan'da tıp okuyup doktor olan Şakir uzaya gitmenin çocukluk hayali olduğunu söyledi.

Habertürk'e konuşan Dr. Şakir, Rusya'nın uzay programına yapılan binlerce başvuru arasından seçildiğini ve masrafların Malezya tarafından karşılandığını anlattı. Dr. Şakir "Uzay gidebilmem için 25 milyon dolar harcandı. Bunun dışında Rusya'da 1 yıl eğitim aldım. Uzayda Rusça konuşmak gerekiyordu, Rusça öğrendim. Eğitimin bir döneminde Sibirya'da -45 derecede kaldım" dedi.

Dr. Muzaffer Şakir, neden böyle bir proje gerçekleştirildiği sorusuna "Malezya olarak esasa amacımız araştırma yapmaktı. uzayda kanserin; özellikle de siyah kanserin; nasıl geliştiğini, bakterilerin gelişimini inceledik. Tedavi ve ilaç olanaklarını araştırdık. Buradan elde ettiğimiz sonuçları da yayınlayacağız. Ana konumuz kanserdi, uzaya insan vücudunun durumu ve radyasyona maruz kalma üstüne çalıştık." diyerek cevap verdi.

YOLCULUĞU RAMAZANA DENK GELDİ

Dr. Şakir, yolculuğun Ramazan ayına denk geldiğini hatırlatması üzerine "Ben ilk uzaya giden Müslümanım. Orada 45 dakikada bir güneş doğuyor ve yine 45 dakikada bir güneş batıyor. Bu durumda normalde günde 80 kere namaz kılmam gerekirdi. Bu konuda dünyanın çeşitli yerlerindeki ulemaya danıştık. İleride uzaya gidecek diğer Müslümanlar için de bir referans oluşturmaya çalıştık, sonunda da yola çıktığımız ülkeye göre ibadetin gerçekleştirilmesi konusunda mutabık kalındı. Kazakistan'ın saatine göre namazımı kıldım. Uzayda abdest almak zordu bunun için teyemmüm yapmam gerekti. Elbette fiziksel koşullar da çok zordu, yerçekimi yok ve herşey yüzer durumda." dedi.

'UZAYDA 11 GÜN KONFERANSI'

Malezyalı astronot Dr. Muzaffer Şakir, uzay turizminin çok pahalı olduğunu, ancak zamanla ucuzlayacağını belirterek, ''Çünkü uzayın herkes için erişilebilir olması lazım'' dedi. Türksat AŞ'nin davetiyle Türkiye'ye gelen Şakir, JW Mariot Otel'de ''Uzayda 11 Gün'' konulu konferans verdi.

Şakir, çocukluğundan beri hayali olan uzaya 4,5 yıl önce gittiğini belirterek, salonda bulunanlara ''Siz de hayallerinizi büyük tutun. Bu hayaliniz ne kadar güç olursa olsun bırakmayın. Bana 'gidemezsin' dediler. Ama 'ben yapabilirim dedim ve yaptım'' sözleriyle seslendi. Salonda bulunan öğrencilerin bu hayali belki de 5-10 yıl sonra gerçekleştirebileceklerini vurgulayan Şakir, ''Buradaki kilit, zihin'' dedi.

Uzaya gitmeden önce 1 yıl Rusya'da ve daha sonra da ABD'de pek çok eğitimden geçtiklerini anlatan şakir, fiziksel hazırlığın yanında 2 yıl da psikologların gözetimi altında yaşadıklarını belirterek, ''Ben belki başvuranlar arasında en hızlısı, en zekisi değildim ama ruh sağlığının güçlü olması çok önemliydi'' diye konuştu.

Uzayın Dünya dışındaki 2,5 milyar galakside bir yaşamın olup olmadığını araştırmak ve pek çok başka araştırmalar yapmak için gidildiğini dile getiren Şakir, ''Ay'a gidildi ancak bir daha gidilmesine gerek olmadığı düşünülüyor. Şimdi Ruslar ve ABD'liler Mars'a gitmeyi 2027'ye kadar hedefliyorlar. Bu olacak. Japonlar burada otel inşa etmeyi düşünüyorlardı. Uzay turizmi şu an çok pahalı. 200 bin dolardan bahsediliyor. Ama zamanla ucuzlayacağını düşünüyorum. Çünkü uzayın herkes için erişilebilir olması lazım'' dedi. Uzayda dünyaya ilişkin pek çok şeyin algılanabildiğini, hava kirliliğinin de bile anlaşılabildiğini ifade eden Şakir, ancak uzaydan Çin Seddi'ni görmenin mümkün olamayacağını söyledi.

'YİYECEKLERİN TADI DEĞİŞİYOR, BOY UZUYOR'

Uzayda pek çok yiyeceğin tadının değiştiğini anlatan Şakir, kendisinin de patatesi çok sevdiğini ancak uzayda patatese dokunamadığını söyledi. Uzayda insan boyunun yerçekimi olmaması nedeniyle 10 santimetre daha uzadığını dile getiren Şakir, ayrıca bakteri olmadığından koku da olmadığını aktardı. Uzayda kanser araştırmaları yaptığını belirten Şakir, metabolizmanın daha hızlı çalışması sebebiyle bu araştırmaların uzayda yapılmasının önemli olduğunu bildirdi.

Şakir, bu araştırma sonuçlarını yüzde 80 oranında tamamladıklarını ve bir yıl sonra da dünyaya duyuracaklarını açıkladı. Bugüne kadar 520 astronotun uzaya çıktığını, Ruslar'ın çok duygusal olduklarını düşündüğü kadınlara bu konuda pek şans tanımadıklarını dile getiren Şakir, ABD'lilerin ise daha detaylı düşünen kadınların bu konuda daha başarılı olduklarını düşündüklerini aktardı.

Uzayda bulunduğu her an Allah'ın büyüklüğünü algıladığını belirten Şakir, döndükten sonra Kuran-ı Kerim'i de daha çok okuduğunu, çünkü kutsal kitapta çok şeyin çok net aydınlatıldığını vurguladı. Şakir, uzayda ezan sesi duymasına ilişkin bir soru üzerine, ''Ezan sesini duydum. Etrafa baktım, 'Siz de duydunuz mu?' diye sordum. 'Duymadık' dediler ama onlar ezan'ın ne olduğunu bilmiyorlardı. Uzayda pek çok mucize mümkün. Uzaya çıkan ilk müslüman astronot da uzaydan Mekke'deki ışıkları gördüğünü söylemişti'' dedi.

TÜRKİYE'NİN ANDA HEDEFİ UZAYA ÇIKMAK'

Türksat A.Ş Genel Müdürü Özkan Dalbay da uzayın önümüzdeki dönemde en kritik teknolojilerin belirlendiği alan olacağını söyledi. Dalbay, ''Türkiye'nin de ana hedefi uzaya çıkmak ve uzay teknolojilerinde söz sahibi olmak. Türkiye son 10 yılda uzay teknolojilerinde büyük bir mesafe katetti. Ama ülkemiz, önümüzdeki 10 yıl uzay teknolojilerinde dünyada söz sahibi ülkelerden biri olacak'' dedi.

Konferansa katılan gençlerden birinin 10-15 yıl sonra başka bir ülkede uzaya giden Türk astronot olarak konferans vereceğine inandığını dile getiren Dalbay, ''Hatta 'uzay teknolojilerinde şuraya geldik, şunu yaptık. Ay'a şu tarihte gideceğiz. Uzay İstasyonu'nda bizim de bir modülümüz olacak. Uzayda çalışma yapacağız' diyeceklerden biri olacak'' diye konuştu.

0 yorum:

Yorum Gönder