12 Nisan 2012 Perşembe

Yıldızların ölüm sırları


Ölmekte olan bir yıldızın oluşturduğu X şeklindeki nebula.
Bilim adamları, ölen yıldızların kütlelerini uzaya nasıl dağıttığının sırrını çözdüklerini söylüyor.

Güneşimize benzeyen yıldızlar, ömürlerinin son yıllarında dış katmanlarındaki malzemeleri uzaya dağıtarak kütlelerinin çoğunu kaybediyor. Bu malzemeler daha sonra başka gezegenlere yapı taşı oluyor. Bu sürecin nasıl işlediği bugüne dek bilinmiyordu.

Bilgisayarla yapılan projeksiyonlar, yıldızlardan gelen parçacıkların çok küçük olacağını ve bu yüzden de etraflarındaki ışığı emip, aşırı ısınacağını öngörüyordu.


Mars yüzeyinde fil bulundu.


Mars Fili
Viking-1 uzay aracının 1976 yılında tespit ettiği “Mars’taki Yüzün” ardından, ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Mars keşif aracı, Kızıl Gezegen’in yüzeyinde koca bir “fil” buldu.

Mars Reconnaissance Orbiter uzay aracının HiRISE kamerası tarafından bu ayın başlarında çekilen fotoğrafta beliren fil, kuruyan lav akıntılarından meydana geliyor.

İnternette büyük merak uyandıran fotoğraf kısa sürede o kadar büyük bir tartışma konusu oldu ki, Arizona Üniversitesi’nden gök bilimci Alfred McEwen, HiRISE sitesinde esrarengiz fil hakkında açıklama yaptı: “Gördüğümüz şekil, psikolojide ‘pareidolia’ olarak tanımlanan kavramın içine giriyor. Örneğin, bulutlarda saklı yüzler görmek gibi doğada saklı olduğunu sandığımız ses ve görüntüleri fark etmemiz böyle tanımlanıyor. Aslında fotoğrafta gördüğümüz şey, Mars’ın lavlarla kaplı bölgeleri arasında en genci olan Elysium Planitia’nın kenarıda oluşan bir akıntı. Lav seli çok geniş alan kaplayabiliyor. Hatta zamanın bu sellerin tıpkı su gibi çok hızlı bir şekilde bir alanı kapladığını düşünürdük.”