2 Temmuz 2013 Salı

Evrende 60 milyar gezegende hayat olabilir.


Uzaydan dünya ve bulutlar
Şimdiye kadar yapılan çalışmalarda sadece bir düzine kadar yaşama uygun olabilecek ötegezegen keşfedildi . Fakat bilim adamları evrenin canlı yaşamını destekleyen gezegenlerle dolup taştığını düşünüyorlar.

Son yapılan tahminler sadece Samanyolu galaksisi içinde, çoğunluğu kırmızı cücelerin yörüngesinde olmak üzere yaklaşık 60 milyar gezegende hayat olabileceğini gösteriyor.

NASA’nın uzak gezegenleri gözlemleyen Kepler teleskobundan elde edilen verileri yorumlayan astronomlar hemen hemen tüm kırmızı cücelerin yörüngesinde en az bir adet dünya boyutlarında yaşanabilir gezegen olduğunu tahmin ediyorlardı.


Fakat bir grup araştırmacı bulutların yaşamın gelişmesine yardım edebileceğini dikkate alarak bu sayıyı iki misline kadar yükseltiyorlar.

Bu konu üzerinde çalışan jeofizik uzmanı Dorian Abbot yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bulutlar dünyada ısınma ve soğumayı kontrol ediyor. Güneş ışığını yansıtarak sıcaklığı düşürüyor ve kızılötesi radyasyonu hapsederek ısınmayı sağlıyorlar. Bu sistem dünyanın sıcaklığının canlı yaşamı için uygun seviyelerde kalmasını sağlıyor.”

Yaşanabilir bölge yıldızların çevresinde bulunan ve gezegenlerin yüzeyinde sıvı su bulunmasına izin verecek sıcaklığa sahip bölgelerden oluşuyor. Sıvı su bildiğimiz anlamda yaşam için hayati öneme sahip ve eğer gezegen yıldızına çok yakınsa buharlaşıp, çok uzaksa da donuyor. Kırmızı cüceler bizim güneşimize göre daha donuk ve daha soğuk olduğu için daha uygun yaşanabilir bölgelere sahipler.

Diğer bir araştırmacı Nicolas Cowan bu konuyla ilgili “Eğer küçük bir yıldızın veya bir kırmızı cücenin etrafında dönüyorsanız bir dönüşünüz 1 ay kadar sürecektir. Bu şekilde bizim güneşten aldığımız enerjinin 2 mislini almanız mümkündür. Bu kadar dar bir yörüngede dönen gezegen gel-gitsel kilitlenme durumuna geçer ve tıpkı dünyadan Ay’ın hep aynı yüzünü görmemiz gibi kendi yıldızına hep aynı tarafı görünür. Böyle bir gezegende sonsuza kadar sürecek bir gündüz yaşanacaktır” diye konuştu.

Yeni yapılan 3 boyutlu simülasyonlara göre böyle bir gezegende yüzeydeki su buharlaşarak bulutları oluşturuyor ve bulutlar yıldızdan gelen ışığı yansıtarak gezegenin soğumasını sağlıyor. Böylece gezegen bir dünya öğleden sonrası sıcaklığında sabitlenmiş bir ısı dengesine sahip oluyor. Bilim adamları bulutların bu etkisi sayesinde yaşanabilir bölgenin sınırının çok daha genişleyerek yıldızın çok yakınına kadar yaklaşabildiğini söylüyorlar.

Çalışmadan elde edilen bulgular araştırmacılara 2018’de uzaya gönderilecek James Webb uzay teleskobunu kullanarak uzak gezegenlerin yüzeyinde sıvı su tesbit edebilmek için yeni bir yöntem sağlamış oldu.

Dorian Abbot bu yeni yöntemin kullanımıyla ilgili olarak, eğer yıldızına çok yakın bir gezegenin sıcaklığı beklenenin altındaysa bunun çok yüksek ihtimalle bulutlardan kaynaklanacağını ve bu durumun da yüzeyde sıvı su bulunduğunu göstereceğini belirtti. Abbot aynı sıcaklık anomalisinin Brezilya ve Endonezya gibi tropikal bölgelerde de görüldüğünü kaydetti.

Kaynak: space.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme